Düğün fotoğrafçılarının tekliflerini anlama rehberi | Erkin Ağsaran Photography

Düğün fotoğrafçılarının tekliflerini anlama rehberi

Çoğu çift ilk kez evleniyor. Bu çiftler, düğün fotoğrafçılarından fiyat teklifi aldıklarında, genelde ilk defa duydukları bazı terimlerle karşılaşıyor. Hatta ikinci evliliğini yapan çiftler bile, bu iki evlilik arasındaki 4- 5 sene içinde türeyen “Kore tarzı” gibi ifadelere, ya da anlamı değişen terimlere yabancılık çekebiliyor.

İşte bu yüzden, düğün fotoğrafçılarının paket içeriklerinde sıklıkla yer alan bazı terimlerin aslında ne demek olduğunu, ve bu terimlerin nereden geldiğini açıklamak istedim.

Bu açıklamaların daha fazla kafa karıştırmaması için, süslü kelimelerden ve pazarlama terimlerinden uzak durmaya çalıştım.

İşte size, düğün fotoğrafçısı teklifini anlama kılavuzu.

 

Dış çekim:
Stüdyo dışı mekanlarda yapılan gelin-damat fotoğrafları çekimi.

Bu terimin kaynağı ve bugüne gelişi (etimolojisi):
Bu terimin ortaya çıkışı, stüdyo fotoğrafçılığına dayanıyor. İlk zamanlarda, stüdyonun ya da fotoğrafçı dükkanının dışarısında yapılan çekimler için kullanılıyordu. Kısa sürede, bütün düğün sektörü tarafından, gelin-damat çekimlerini anlatmak için kullanılmaya başlandı. Bu terimin bir türevi de “dış mekan çekimi”. Ama aslında çekimin açık ya da kapalı mekanda yapılması ile pek bir ilgisi yok. Çekim çiftin evinin içinde bile yapılsa, stüdyo fotoğrafçısı için bu bir dış çekim olarak görülüyor. Sonuç olarak, çiftten çok fotoğrafçı için anlam ifade eden terimlerden biri. Türkiye’de halen bir çok çift, düğün fotoğraflarının sadece dış çekimden ibaret olduğunu düşünüyor.

 

Düğün hikayesi:
Düğün günü boyunca yapılan çekime Türkiye’de verilen isim. Bazı fotoğrafçılar bu terimi fotoğraf çekimi için kullanırken, bazıları video çekimi olarak tanımlıyor, ya da ne çekimi olduğu konusunu belirsiz bırakıyor.

Bazı fotoğrafçılar düğün hikayesi terimini fotoğraf çekimi için kullanırken, bazıları video çekimi olarak tanımlıyor, ya da ne çekimi olduğu konusunu belirsiz bırakıyor. Click To Tweet

Etimoloji:
Özellikle batı dünyasında düğün fotoğrafçıları, genelde tüm düğün günü boyunca fotoğraf çekiyor. Bu çekimle ortaya, giriş, gelişme ve sonuçtan oluşan bir hikaye çıkıyor. Tüm gün düğün fotoğrafları Türkiye’de de çekilmeye başlandığında, bu çekime düğün fotoğrafçılığı demek, kafa karışıklığına sebep oldu. Çünkü Türkiye’de düğün fotoğrafçılığı denince, dış çekim ya da düğün salonu çekimi akla geliyordu. O yüzden düğün hikayesi terimi, tüm gün düğün fotoğrafı çekimini belirtmek için kullanılmaya başlandı. Ancak dış çekimin aksine, düğün hikayesi fotoğraflarında ışığın, kompozisyonun ve pozun kontrolü her zaman fotoğrafçıda olmuyordu. Bu yüzden Türkiye’de hikaye fotoğraflarının çoğu, ışığın ve gelinin sabit olduğu tek zamanda (yani makyaj yapılırken) çekilen kaş-göz-kirpik fotoğraflarından oluşuyordu. Videoda ise, fon müziği, ağır çekim, ve hareket gibi faktörler, izlenebilirliği arttırmayı kolaylaştırıyordu. Bu yüzden bir çok fotoğrafçı, düğün hikayesi örneği olarak video filmleri göstermeye başladı. Sonuç olarak çiftler, son 1-2 senedir düğün hikayesi denince sadece videodan bahsedildiğini düşünüyorlar.

 

Konsept çekim:
Düğün fotoğrafçılığında, dış çekimlerde yapılan tercihleri sanatsal bir dille ifade etmek için kullanılan terim.

Etimoloji:
Ortaçağ Fransızcası’ndan bu yana anlamı pek değişmeden günümüze gelen konsept kelimesi, artık düğün fotoğrafçılığında da kullanılıyor. Dış çekimin nasıl bir mekanda, ya da nasıl bir mesaj verilerek yapılacağını ifade ediyor. Sunulan bazı konsept alternatifleri basit tutulurken (kumsalda dış çekim, tarihi mekanda dış çekim, romantik dış çekim vb), bazıları daha detaylı kurgu ve prodüksiyon gerektirebiliyor (zombie konseptli dış çekim, uzaylı konseptli dış çekim, vb). “Düğün hikayesi” çekiminde zaten düğünün kendi konsepti (kır düğünü, tekne düğünü, yeşilçam temalı düğün, vb) yer aldığından, konsept çekim terimi sadece dış çekim için kullanılııyor.

 

Albüm çekimi:
Dış çekim’in diğer bir adı. Çok sık kullanılan bir terim değildir. Özetle “günün diğer kısımlarında da fotoğraf çekiyoruz, ancak çektiğimiz o fotoğrafları albüme koymaya değer bulmuyoruz” anlamı taşıyor.

Albüm çekimi : “Günün diğer kısımlarında da fotoğraf çekiyoruz, ancak çektiğimiz o fotoğrafları albüme koymaya değer bulmuyoruz”. Click To Tweet

Etimoloji:
Düğün hikayesini fotoğraflarla etkileyici şekilde anlatmanın kolay olmadığını belirtmiştik. İlk dönemlerde düğün hikayesi de çekmeyi deneyen bazı dış çekim fotoğrafçıları, bu denemelerinde başarılı sonuçlar elde edemediler. “Hazırlıklar ve evden çıkış” gibi anlardan elde ettikleri “sokakta halay kalabalığı” fotoğraflarının albüme konacak kadar estetik olmadığını düşündüler. Benzer şekilde gelinler de, albümlerde bolca gördükleri “kaş-göz-kirpik” ve “kuaför salonu dağınıklığı” fotoğraflarını sıkıcı bulmaya başladılar. Bu yüzden, düğün hikayesi fotoğrafları tercih eden çiftlerin bile albümleri, sadece “dış çekim” ile elde edilen fotoğraflardan oluşmaya başladı. Bu yüzden ender de olsa, dış çekim yerine “albüm çekimi” terimi kullanıma girdi.

 

Katalog çekimi:
Aslen herhangi bir ürün kataloğu için yapılan çekim. Düğün sektöründe dış çekime verilen isimlerden biri.

Etimoloji:
Düğün fotoğrafçılığı popüler hale gelince, diğer uzmanlık alanlarındaki fotoğrafçılar da düğün fotoğrafları çekmeye başladılar. Bu terimi düğün sektörüne kazandıran ilk fotoğrafçılar, çekimleri yaparken bir gelinlik firmasının ürün kataloğunu çekiyor gibi hissettiler. Çünkü katalog çekimine benzer teknikleri ve yaklaşımları kullanıyorlardı. Çiftin arasındaki etkileşimden çok, gelinliğin ve damatlığın güzelliğini vurgulamaya özen gösterdiler. Katalog çekimi terimi, bu hissiyat ile düğün fotoğrafçılığı dağarcığına girdi ve yaygınlaştı.

 

Takip çekimi:
Düğün günü boyunca gelini (ya da çifti) takip ederek, paparazzi yaklaşımıyla yapılan fotoğraf çekimi.

Etimoloji:
Düğün hikayesi fotoğraflarını (özellikle de belgesel düğün fotoğraflarını) “gün boyu çiftin peşinde dolaşarak fotoğraf çekmek” olarak yorumlayan bazı firmalar tarafından kullanıma sokuldu, ve sektörde sınırlı da olsa bir yaygınlığa ulaştı. İstisnaları olmakla birlikte, genelde stüdyonun çıraklarından, ya da fotoğrafçının asistanlarından birine takip görevi verilerek yaptırılıyor. Böylece hem maliyetin düşük tutulması, hem de asıl fotoğrafçının yaratıcılığını ve enerjisini dış çekime saklaması sağlanıyor.

 

Save the date:
Çiftlerin, basılı ya da dijital düğün davetiyelerinde kullanmak üzere çektirdikleri fotoğraflar.

Etimoloji:
İngilizce bir terim olup, “şu tarihe başka plan yapma” anlamına geliyor. Batı dünyasında bazı evlenecek çiftler, bazen davetiye dağıtmadan önce, bazen de davetiye yerine, save the date fotoğraflarını paylaşıyorlardı. Bu fotoğrafta, boş bırakmasını istedikleri tarihi gösteren aksesuarlar da yer alıyordu. Ancak, yurdumuzda çekilen save the date fotoğraflarında, boş bırakılması istenen tarihin belirtilmesi unutuluyor. Bu yüzden, save the date fotoğrafları genelde, Amerika ve Kanada’da “engagement session”, dünyanın geri kalanında ise “pre-wedding photoshoot” olarak bilinen “nişanlı çift fotoğrafları”na daha çok benziyor. Ama zaten Türkiye’de bu çekimler düğüne çok kısa süre kala yapıldığı için, o aşamada düğün tarihi herkes tarafından biliniyor. Dolayısıyla fotoğrafta tarih göstermeye de gerek kalmamış oluyor.

Yurdumuzda çekilen save the date fotoğraflarında, boş bırakılması istenen tarihin belirtilmesi unutuluyor. Click To Tweet

 

Düğün belgeseli:
Düğün hikayesinin, belgesel yaklaşımla anlatılmış hali. Düğün hikayesinde olduğu gibi, bazı fotoğrafçılar bu terimi fotoğraf olarak, bazıları ise video olarak yorumluyor.

Etimoloji:
Belgesel ve düğün kelimelerinin ilk kez bir arada kullanılması, foto-muhabirlerin ve belgesel fotoğrafçılarının, düğün fotoğrafçılığı alanında faaliyet göstermeye başlamasıyla gerçekleşti. Dünyadaki ilk temsilcileri arasında, aslen spor fotoğrafçısı ve savaş fotoğrafçısı olan kişiler var. Düğün belgeseli ile düğün hikayesinin aynı anlama geldiği yanılgısına Türkiye’de sıklıkla düşülüyor.

 

Fine art:
Düğün hikayesinin, fine art yaklaşımla anlatılmış hali. Düğün sektöründe video için bu terim pek kullanılmıyor.

Etimoloji:
Fotoğrafa sanatsal bir yaklaşımla eğilen düğün fotoğrafçılarının çalışmalarını, klasik düğün fotoğraflarından ayırt etmek için ortaya çıktı. Fotoğrafın sanatsal değerini anlamsal değerinden önde tutan bir yaklaşım.

Fine art düğün fotoğrafları hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız.

 

Hazırlıklar ve evden çıkış sırasında fotoğraf çekimi:
Düğün hikayesi fotoğraflarının, gelin ve / veya damat hazırlıkları ve gelinin evden çıkışı sırasında çekilen kısmı. Eğer hazırlıklar kuaförde yapılıyorsa kuaför çekimi olarak da adlandırılır. Tek başına satılmaz, tüm gün çekimin bir parçası olarak tercih edilir.

Etimoloji:
Günün kısımlarını belirten bu ve benzeri terimler, ilk zamanlarda düğün hikayesi kapsamının dış çekimden farkını açıklamak için kullanılırdı. Düğün hikayesi terimi sadece video olarak anlaşılmaya başlayınca, çiftler fotoğraf için günün bu kısımlarını tek tek belirtmeye ihtiyaç duydular. Günün bu kısımları, düğün hikayesi videosunda da sıklıkla yer almasına rağmen, video terminolojisinde ayrıca belirtilmez.

 

Poster:
Dış çekim ile elde edilmiş fotoğraflardan bir tanesinin büyük boy baskısı. Basıldığı malzemeye göre “kanvas” ya da “tablo” gibi isimlerle de anılır.

Etimoloji:
İngilizce “post” kelimesinin anlamlarından birinden türeyen, basılı yayında ve reklamcılıkta kullanılan bir terim. Dijital baskılı düğün albümleriyle birlikte albüm üreticileri ve fotoğrafçılar tarafından, çiftin bir fotoğrafı poster formatında da sunulmaya başlandı. Internetteki forumlarda yeni evli gelinlerin “düğün posterimi salona mı asayım yoksa yatak odasına mı?” temalı fikir alışverişleri, bu ürünün tam olarak ne amaca hizmet ettiği konusunda toplumda henüz bir mutabakat sağlanamadığına işaret ediyor. Ancak bazı çiftler, düğün fotoğrafçılarının paketlerini karşılaştırırken, poster ile ilgili bilgileri “şu firmanınki 50cm, bu firmanınki 75 cm” şeklinde kullanarak, bu ürüne anlam kazandırıyor.

Internetteki forumlarda yeni evli gelinlerin “düğün posterimi salona mı asayım yoksa yatak odasına mı?” temalı fikir alışverişleri, bu ürünün ne amaca hizmet ettiği konusunda bir belirsizlik olduğuna işaret ediyor. Click To Tweet

 

Plato:
Açık hava stüdyosu.

Etimoloji:
Aslen coğrafi bir oluşumu ifade eden bu kelime, uzun yıllardır televizyonculuk ve sinemacılıkta insan yapımı çekim alanlarını tanımlamak için kullanılmaktaydı. Düğün fotoğrafçılığına kazandırılması, şehirlerimizde popüler dış çekim mekanlarının az sayıda olması sebebiyle gerçekleşti. Bütün düğün fotoğrafçıları dış çekimler için aynı mekanları kullanmaya başlayınca, tüm düğün fotoğrafları da birbirine benzedi. Hem diğer fotoğrafçılardan daha farklı dış çekim fonları kullanmak, hem de çiftlerini çekim mekanlarının ücretlerinden korumak isteyen fotoğrafçılar, plato fikrini düğün fotoğrafçılığında uygulamaya başladı.

 

Kore tarzı:
Çiftin genelde düz renkli bir fon önünde yan yana poz verdikleri fotoğraf.

Etimoloji:
Bu poz, dijital fotoğrafçılık döneminde bir çok düğün fotoğrafçısının, gelin-damat çekimlerine başlarken, makina ayarlarını kontrol etmek için ilk çektiği pozlardan biriydi. Dijital fotoğrafçılık yaygınlaşmadan önce böyle bir fotoğraf için film karesi harcanmazdı, dijital dönemde de bu fotoğraflar pek gün yüzü görmezdi. Bir süre önce bazı fotoğrafçılar, bu pozu dönemin popüler Lightroom preset’leri ile renklendirip yayınlamaya başladı. Aydınlık ve ferah renklerin, minimalist fonun, ve fotoğrafta görülen çiftin sevimliliğinin de etkisiyle bu tarz fotoğraflar popülarite kazandı. Ancak diğer bir çok dış çekim trendi gibi, bu tarzın da modası kısa sürede geçti.

 

Doğal düğün fotoğrafları:
İçinde bariz yapaylık barındırmayan fotoğrafları tanımlamak için joker olarak kullanılan bir terim. “Ağır dijital manipülasyona uğramamış fotoğraflar”, “abartılı pozların kullanılmadığı fotoğraflar”, ya da sadece “ağaçlık ya da sahil gibi doğal bir alanda çekilmiş fotoğraflar” gibi anlamlarda kullanılabilir.

Etimoloji:
Eskiden doğal fotoğraf denildiğinde, poz verilmemiş, görüldüğü yerde ve anda çekilmiş fotoğraf anlaşılıyordu. Ancak günümüzde, her ne kadar poz vermek doğal bir eylem olmasa da, bu terim “pozlu gelin-damat fotoğrafları” için geçerli sayılıyor. Dijital fotoğrafçılığın düğün sektöründe yaygınlaşmasıyla, yaratıcılığı yüksek fotoğrafçılar, gerek poz verdirme ve çekim tekniklerinin, gerekse dijital manipülasyonun sınırlarını keşfe çıktılar. Zaman içinde bu tür fotoğrafları yapay bulan bazı çiftler ve fotoğrafçılar, bu yolculuğun keyfini meraklılarına bırakmayı, kendileri ise daha sade fotoğraflar çektirmeyi tercih ettiler. Bu pozlu fotoğrafları da doğal ya da sade düğün fotoğrafları olarak tanımladılar. Son yıllarda keşfedilecek yeni ufuklar azaldıkça, doğal düğün fotoğraflarının popülaritesi tekrar artıyor.

 

Instagram klibi:
Düğün günü çekilen video kayıtlarının, Instagram’da paylaşma amacıyla, en fazla 1 dakika uzunluğunda bir film halinde montajlanmış teaser’ı.

Etimoloji:
Çiftler ve fotoğrafçılar, tüm gün düğün hikaye videolarını Instagram’da sergilemek istediklerinde, bu sosyal mecranın “1 dakikalık video” kısıtı ile karşılaştılar. Bunu aşmak için, 5-10 dakikalık düğün günü videosunun 1 dakikalık teaser’larını oluşturma yoluna gittiler. Zaman içinde bazı çiftler, tüm gün düğün hikaye videosunun yerine sosyal medyada paylaşmaya uygun 1 dakikalık montajlar talep etmeye başladı. Aslen düğün günü videosunun teaser’ı olan bu yan ürün, bu talep üzerine bazı fotoğrafçıların paketlerinde tüm gün videosunun yerini aldı. Instagram videoları, Instagram’ın algoritması sebebiyle, ilk 1-2 hafta izlendikten ve beğenileri topladıktan sonra sosyal medyada kaybolup gitmektedir.

 

Sıcak satış:
Türkiye’deki düğünlerde, çift ile davetlilerin masa başı pozlarını ve takı törenini fotoğraflama, ve davetlilere satma işi. “Express fotoğraf”, “acele servis”, “şip şak” gibi isimlerle de anılır.

Etimoloji:
Dijital fotoğrafçılık öncesi, evlenen çiftlerin ve davetlilerin fotoğraf ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan mekan fotoğrafçıları vardı. Bu kişiler, çektikleri fotoğrafları hemen kağıda basarak ve davetlilere satarak gelir elde ederdi. Bu işe de sıcak satış adı verilirdi. Cep telefonlarının yüksek kalitede fotoğraf çekmeye başlaması, ve sosyal medyada fotoğraf paylaşmanın yaygınlaşmasıyla popülaritesini kaybeden bu iş kolu, şu an “gelinle masa başında çekilmiş fotoğrafını kağıda basılı şekilde isteyen” uzak akrabaların çabalarıyla ayakta durmaya çalışıyor.

 

Düğün klibi:
Düğün gününden ya da dış çekimden kesitler gösteren kısa video.

Etimoloji:
Bazı düğün hikayesi videolarında, gelin ve arkadaşlarının hazırlıklar sırasında dans ettiği anlar, ya da gelin ve damadın romantik pozları, videonun çoğunluğunu oluşturmaya başladı. Bu videolar, hem sürelerinin 3-4 dakikayı geçmemesi, hem de çiftlerin fonda çalan müziğe göre dans etmeleri sebebiyle, müzik kliplerini andırıyorlardı. Dolayısıyla düğün klibi terimi ortaya çıktı.

 

Aktüel kamera:
Düğün gecesi boyunca, takı törenininin yanı sıra eğlenceyi de baştan sona göstermek için yapılan video çekimi.

Etimoloji:
Televizyonculuk ve sinemacılıkta, kendi üzerine kayıt yapabilen ve batarya ile çalışan video kamera çeşidini tanımlamak için bu terim kullanılmaktaydı. Televizyon ve sinema dünyasında kameranın kendisi ve kameranın operatörü gibi detaylar ayrı ayrı maliyet kalemleri olarak planlanırken, düğün sektöründe bu terim, kameranın yanı sıra, operatörünü, operatörün kamera ile yaptığı işi, ve sonrasında varsa montajı da ifade eder.

 

Jimmy jib:
Düğün sektöründe, hareketli bir vincin ucuna video kamera monte edilmek suretiyle, düğün eğlencisinin videoya alınması işi. Tek başına satılmaz, aktüel kamera görüntüleriyle montajlanır.

Etimoloji:
Jib kelimesi eski bir denizcilik terimidir ve bir yelken cinsini  ifade eder. Televizyonculuk ve sinemacılıkta jib, ucuna kamera takılan kafes sistemlerini tanımlıyordu. Jimmy’s jib, bir jib markasıdır.

 

Drone:
Düğün hikaye videosuna ya da düğün klibine farklı açılar eklemek amacıyla drone ile gökyüzünden çekim yapma işi.

Etimoloji:
Eski İngilizce’de “erkek bal arısı” anlamına gelen kelimeden türedi. 1946’dan itibaren motorlu insansız hava araçlarını tanımlamak için kullanılmaya başlandı. Drone teknolojinin kolayca ulaşılabilir fiyatlara inmesi ve dijital videoculuğun gelişimiyle, düğün sektöründe de kendine yer buldu. Düğün sektöründe drone çekimi, bir düğün videosu oluşturmak için tek başına yeterli olmuyor. Daha çok, 5-10 dakikalık bir videoya, toplamda 10-20 saniyelik katkı sağlamak amacıyla kullanılıyor.

 

Panoramik albüm:
Fotoğrafların genelde sayfa üzerine basıldığı, ve sayfaların 180 derece açılabildiği fotoğraf albümü.

Etimoloji:
İlk kez 1796’da İrlanda’lı bir sanatçı, Yunanca “pan (tüm)” ve “horama (manzara)” kelimelerini birleştirdi. Bu terim düğün fotoğrafçılığına ise dijital fotoğrafçılık döneminde girdi. Daha öncesinde albümler, sayfaların içindeki yuvalara fotoğraf yerleştirilerek oluşturuluyordu. Panoramik albümlerde ise fotoğraflar doğrudan sayfaların üzerine basılıyor ve bu sayfalar arka arkaya yapıştırılıyor. Piyasadaki bir çok panoramik albümde, dayanıklılığı arttırmak için sayfalar arasında kullanılan kalın ve katı malzeme, 10 yapraklı albümlerin bile oldukça ağır ve kalın olmasına sebep oluyor. Bu yüzden bazı panoramik albümler, dev bir çikolata kutusunu andırabiliyor.

 

 

Umarım bu açıklamalar, düğün fotoğrafçılarının teklif içeriklerini anlamak konusunda size yardımcı olur. Ayrıca Türkiye ve dünyada düğün fotoğrafçısı fiyatlarını analiz ettiğim yazıyı da incelemenizi öneririm.

ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI

Bu yazıda en çok ilginizi çeken şey ne oldu?

TYPE & HIT ENTER