Monthly Archives: August 2010

İstanbul sokaklarında düğün fotoğrafları : Ayşen ve Mahir

Düğün fotoğrafçılığında “trash the dress” diye bilinen trendi duymuşsunuzdur. Türkçeye “gelinliği mahvet” şeklinde çevirebileceğimiz ve daha çok yurtdışındaki cesur çiftlerin tercih ettiği bu tarzda, çekim sırasında gelinlik ve damatlıklar ıslanıyor, çamura bulanıyor, gerçekten tekrar giyilemeyecek kıvama geliyor.

Ayşen ve Mahir ile çekim detaylarını konuşmak üzere Taksim’de buluştuğumuzda ben de kendilerine TTD önerdim. Çok sevdikleri İstanbul fonu önünde düğün kıyafetleri içinde fotoğrafları olsun istiyorlardı. Zaten düğünleri birkaç hafta önce şehir dışında gerçekleşmişti. TTD için ne güzel bir fırsat!!! Ancak bu önerimi o görüşmede kabul etmediler. Hem İstanbul’da sevdikleriyle birlikte yapacakları kutlamada, hem de yaşadıkları şehir olan Londra’da yapacakları partide gelinlik tekrar giyilecekti. Kırk gün kırk gece düğün diye buna derler :)

Düğün günü ise, son yılların en sıcak yazının yaşandığı İstanbul’da, kuafördeki aksilikler dolayısıyla öğlen saatlerine denk gelen çekimler, ister istemez mini bir TTD seansına dönüştü. Mini diyorum, çünkü gelinlik en azından beline kadar suya çamura batmadan yeterince “trash” olmuyor bence :) Ama Ayşen ve Mahir’in rahatlığı, çekimler konusundaki istek ve heyecanla birleşince, kimse ne sıcaktan, ne de kirlenmekten şikayet etmedi.

Çekimlere Galata Köprüsü’nde başladık :)

Hatta gelin ve damat köprü altında iki el tavla attılar.

Köprüde balık tutarken, oltaların gelinliğe takılmasıyla gelinlik ilk darbeyi almış oldu.

Ayşen ve Mahir’in hayalini kurduğu, İstanbul’un tüneli, sokakları, sokak kedileri ile fotoğraflar…

Sıcaktan ve yorgunluktan Ayşen’in gözü gelinliği görmez hale geldi. Ama neşesini hiç kaybetmedi.

Sevimli çiftimizden öpüşmelerini istedğimde sanki bu anı bekliyor gibilerdi:) Aşağıdaki fotoğrafları çekerken dikkatimi çekmemişti, ama editing sırasında büyük ekranda fotoğrafı %100′e büyütünce farkettim ki, sağdaki fotoğrafta…, şeeeyyy, nasıl desem…, “there’s a little French kiss action going on”. Yeah baby :) Sakıncalı olmasın diye burada geniş açı versiyonunu kullanıyorum.

Eskiden kız istemeye gidildiğinde gelin adayı kahve yapıp misafirlere ikram ederken, damat annesi de “maşallah, kızımız pek marifetliymiş” şeklinde takdirini dile getirirdi. Kahvelerin elektrikli makinalarda beş saniyede tam kıvamında yapılabildiği günümüzde, artık gelinlerin bu övgüyü haketmeleri için aşağıdaki gibi marifetler sergilemesi gerekiyor.

Turistlerin meraklı bakışları, ve yer yer alkışları arasında çekimlerimizi sürdürdük.

Topuklu ayakkabılar ve gelinlikle İstanbul yokuşlarını tırmanmak, takdir edersiniz ki hiç kolay değil.

facebookpinterest